/*iki sayıdan büyük olanı ekrana yazdırır*/
#include<stdio.h>
int main()
{
int sayi1,sayi2;
printf("1.sayı:");
scanf("%d",&sayi1);
printf("2.sayı:");
scanf("%d",&sayi2);
if(sayi1>sayi2)
printf("/nbüyük olan=%d",sayi1);
else
printf("/nbüyük olan=%d",sayi2);
return 0;
}
Akademik Köşem
Belki birinin işine yarar...
30 Mart 2018 Cuma
21 Ocak 2018 Pazar
Hesap Makinesi Kodu
|
<script
type = "text/javascript">
|
|
|
<!--
|
|
|
var
fiyat, fiyatd, fiyatk ;
|
|
|
function
buttonPressed ( )
|
|
|
{
fiyat = 0;
|
|
|
if(searchForm.kod3033.checked)
|
|
|
fiyat
+= 5;
|
|
|
if(searchForm.kod8010.checked)
|
|
|
fiyat
+= 36.90;
|
|
|
if(searchForm.kod1010.checked)
|
|
|
fiyat
+= 3.85;
|
|
|
if(searchForm.kod1030.checked)
|
|
|
fiyat
+= 3;
|
|
|
if(searchForm.kod3030.checked)
|
|
|
fiyat
+= 1.95;
|
|
|
if(searchForm.kod2022.checked)
|
|
|
fiyat
+= 1.75;
|
|
|
if(searchForm.kod2020.checked)
|
|
|
fiyat
+= 1.50;
|
|
|
if(searchForm.kod5000.checked)
|
|
|
fiyat
+= 39.50;
|
|
|
searchForm.toplam.value
= fiyat;
|
|
|
searchForm.fiyatd.value
= fiyat*0.05;
|
|
|
searchForm.fiyatk.value
= fiyat - (fiyat*0.05);
|
|
|
}
|
|
|
//
-->
|
|
|
</script>
|
|
|
</head>
|
|
|
<body>
|
|
|
<br>
|
|
|
<br>
|
|
|
<center><h1><b><font
color="blue">ALIŞVERİŞ</font></b></h1></center>
|
|
|
<p
align="center"><b> (Sepete ürün
ekleyiniz.)</b></p> </br>
|
|
|
<center><form
name="searchForm">
|
|
|
<table
border="1" width="780" height="38">
|
|
|
<tr>
|
|
|
<td
bgcolor="white" width="358"
align="center"><font color="#0066CC"
size="3">
|
|
|
<strong>
Meyve-Sebze </strong>
|
|
|
</font></td>
|
|
|
<td
bgcolor="white" width="160"
align="center"><font color="#0066CC"
size="3">
|
|
|
<strong>
İçecek </strong>
|
|
|
</font></td>
|
|
|
<td
bgcolor="white" width="153"
align="center"><font color="#0066CC"
size="3">
|
|
|
<strong>
Mutfak Eşyaları
|
|
|
</strong></font></td>
|
|
|
</tr>
|
|
|
</table>
|
|
|
<table
border="0" width="781" height="267">
|
|
|
<tr
align="right">
|
|
|
<td
width="150" height="122"
align="left">Domates
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod3033" value="5">
|
|
|
<img
onClick="resim1()" src="domates.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">KG Fiyatı: 5 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="150" height="122" align="left">Elma
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod1030" value="3" >
|
|
|
<img
onClick="resim2()" src="elma.jpg"
|
|
|
width="75"
height="75" align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">KG Fiyatı: 3 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="150" align="center" height="122">Kola
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod2022" value="1.75"
>
|
|
|
<img
onClick="resim5()" src="cola.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">Adet Fiyatı: 1.75 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="145" align="center"
height="122">Kettle
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod5000" value="39.505"
>
|
|
|
<img
onClick="resim7()" src="kettle.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"> <p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">Adet Fiyatı: 39.50 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
</tr>
|
|
|
<tr>
|
|
|
<td
width="178" align="center"
height="41"></td>
|
|
|
</tr>
|
|
|
<tr>
|
|
|
<td
width="150" height="122"
align="left">Salatalık
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod1010" value="3.85"
>
|
|
|
<img
onClick="resim3()" src="salatalik.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"><p<>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">KG Fiyatı: 3.85 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="150" height="122"
align="left">Portakal
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod3030" value="1.95"
>
|
|
|
<img
onClick="resim4()" src="portakal.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">KG Fiyatı: 1.95 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="150" align="center"
height="122">Fanta
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod2020" value="1.50"
>
|
|
|
<img
onClick="resim6()" src="fanta.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90" align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">Adet Fiyatı: 1.50 TL </font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
<td
width="145" align="center"
height="122">Mikser
|
|
|
<input
type="checkbox" name="kod8010" value="36.90"
>
|
|
|
<img
onClick="resim8()" src="mikser.jpg"
|
|
|
width="90"
height="90"align="left"><p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="2">Adet Fiyatı: 36.90 TL</font></p>
|
|
|
</td>
|
|
|
</tr>
|
|
|
</table>
|
|
|
<br>
|
|
|
<br>
|
|
|
<br>
|
|
|
<p
align="center">
|
|
|
<font
size="5" color="#0066CC">Sepet Toplamı:</font>
|
|
|
</b></font>
|
|
|
<font
size="4">
|
|
|
<input
type="text" name="toplam" size="15">
TL</font>
|
|
|
</p>
|
|
|
<b>Online
alışverişte sepetteki ürünlere anında %5 indirim!</b><br>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="5" color="#0066CC">Uygulanan İndirim:
</font>
|
|
|
<font
size="4">
|
|
|
<input
type="text" name="fiyatd" size="15">
TL</font></p>
|
|
|
<p>
|
|
|
<font
size="5" color="#003399">Sepet Tutarı:
|
|
|
</font>
|
|
|
<font
size="4">
|
|
|
<input
type="text" name="fiyatk" size="15">
TL</font>
|
|
|
<p
align="center">
|
|
|
<p
align="center">
|
|
|
<input
name="search" type="button" value="Hesapla"
|
|
|
onclick
="buttonPressed()">
|
|
|
</p>
|
|
|
<p
align="center">
|
|
|
<img
border="0" src="sepet.png" width=3%
height=5%></p>
|
|
|
</font></b>
|
|
|
<b><font
size="4" align ="center"
color="#004b98">Hoşgeldiniz
|
|
|
</font></b></p>
|
|
|
<center><a
href="#top">Sayfa Başına Dön</a>
|
|
|
</form>
|
19 Mayıs 2017 Cuma
Kenevirin Tarihi: Neden Yasaklandı? Dudak Uçuklatan Komplo Teorileri
|
Neden yasaklandı? Neden tekrar
yasallaştırılmalı?
|
|
|
Ana düşünce ve kenevirin yasaklanmasının tarihçesi
Kenevir ve küresel ısınma
Kenevirin Doğa Dostu Özellikleri
Kenevir ve Çevresel Kirlilik
Daha Temiz Bir Dünya
Kenevirin Kolay Yetiştirilebilir Olması
Kenevir ve Diğer Hammaddelerden
Elde Edilen Ürünlerin Kıyaslaması
Ucuzlaşan Temel İhtiyaçlar
Kenevirin
Diğer Yaşam Ortamlarına Etkisi
Doğal Yaşam Alanlarının Kenevir ile
Düzeltilmesi
Kenevirin Habitatların
Devamlılığı Üzerindeki Olumlu Etkisi
KENEVİR VE TEKSTİL SEKTÖRÜ
Kenevirin
Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkileri
Petrol Yan Ürünlerinin
İnsan Sağlığı Üzerindeki Zararları
Kenevir ve Petrol Hammaddeli
Ürünlerin Karşılaştırılması
Kenevirin
Tekstil Sektöründeki Maliyetleri Düşürücü Etkisi
Hızlı Yetişme Süreci
İnsan Müdahalesi
Olmaksızın Gelişmesi
Kenevir
Hammaddeli Ürünlerin Dayanıklılığı
Kumaşların Petrol
Ürünlerine Kıyasla Uzun Süreli Kullanılabilmesi
Yıkanma ve
Aşınmaya Karşı Direnç
Kenevir Refah düzeyi üzerindeki olumlu etkileri
Sağlık Sektöründe Kenevirin Kullanım
Alanları
Azalan Fiziksel Acılar ve
Maliyetler
İlaçların Kalitesindeki
Olası Artış
Yasadışı Olmasının Gençlerin
Psikoloji Üzerindeki Etkisi
“Yasak” Kavramı ve Okullara İnen
Bilinçlendirme Eğitimleri
ŞİFA
MI LANET Mİ: KENEVİR
3 bin yıllık geçmişe
sahip Orta Asya kökenli bitki türü Kenevir, siyasi çıkar grupları tarafından
yaklaşık 100 yıl önce halkın zararına diğer sektörlerin başındaki iş
adamlarının yararına olacak şekilde yasaklanmıştır. Ancak içinde yaşadığımız
çağda görmekteyiz ki bu bitkinin tamamen yasaklanması kullanma niyetindeki
insanlara engel olmamakta ancak dünyanın en verimli bitkilerinden olan
kenevirin özgürce yetiştirilmesinin yasaklanması ekonominin gelişmesine ve
doğanın yenilenebilir niteliğini efektif bir şekilde kullanmasını
engellemektedir. Bu nedenle kenevir yetiştirilmesi kısıtlamalar olmaksızın
yaygınlaştırılmalı ve tarlaların yakılması, ürünlerin imha edilmesi
engellenmeli çünkü dünyanın en kullanışlı tarımsal ürünlerinden biri olan bu
bitki türü, yalnızca kendi çıkarlarını düşünerek medyada bu bitkiyi kötü
tanıttıran siyasetçilerin iddia ettiğinin aksine, yalnızca esrar ve uyuşturucu
madde tüketiminde kullanılmıyor.
İçinde
yaşadığımız çağın en önemli sorunlarından biri olan küresel ısınmayı çözmenin
sırrının keneviri yasallaştırma ve üretimini arttırmakta saklı. Çünkü petrol
yan ürünü olan plastik ve tekstil ürünleri doğayı geri dönüşü olmayan bir
şekilde kirletmeye başladı. Kenevirden yapılan tekstil ürünleri ve şişeler ise
plastik ve sentetik hammaddeli olanlara oranla daha uzun süre kullanılabilir ve
geri dönüşmesi çok zor olan, çabucak dayanıklılığını yitiren maddelerin aksine
doğayı kirletmez. Bir ağacın yalnızca üç kez, kenevirin ise sekiz kez kağıda
dönüştürülebilir bir geri dönüşüm kapasitesi vardır. Aynı şekilde bir dönümlük
kenevir tarlası 25 dönümlük ormandan çok daha fazla oksijen üreterek havayı
temizlemede yardımcı olabilir.
Çok az suya ihtiyaç
duyarak, diğer bitki türlerine kıyasla çok daha hızlı yetişen, tarım ilaçlarına
gerek kalmaksızın serada dahi üretiminin yapılması gibi özellikleriyle ön plana
çıkan kenevirin, bir dönümünden 4 dönüm ağacın üretebileceği kağıdı
sağlayabilmesi gibi etkenler, sadece esrar yapımında kullanıldığı için bu
bitkiyi görmezden gelmemek gerektiği konusunda göze çarpan önemli
faktörlerdendir. Üretim sürecinin hızlanıp kolaylaşması ise gösterilmesi
yasaklanan “kenevir kotu” reklamlarından sonra satışların artmasından
gözlemlenebileceği üzere kaliteli ürünlere çok daha uygun bir fiyattan ulaşmayı
sağlıyor.
Doğayı beraber
paylaştığımız hayvanların doğal yaşam alanlarının kenevirin alternatifi olan
petrol ürünleriyle ne kadar kirlendiğini de oldukça kritik bir mesele olan
kenevirin yasaklanması hakkında hipotezler üretirken göz önünde bulundurmak
gerekir. Artık ne yazık ki gittikçe kirlenen sular yüzünden pek çok hayvan ya
hayatını kaybetmekte ya da hastalanmaktadır. Kenevir ise çevreye zarar vermeyen
boya ve sabun yapımında kullanılan tek madde, zira diğer esanslı sabunlar
içerdikleri kimyasal maddelerle sadece insanların cildine değil suda çözünmeyen
yapısıyla doğaya da zarar veriyor.
Kenevirin
moda sektörüne olası ve halihazırda katkılarından en önemlisini ise
“fast-fashion” algısının bu kadar yaygınlaştığı bir çağda insanlığa hem kendi
sağlıkları hem de cepleri açısından en uygun maliyetli ürünleri
sunabilmeleridir. Giydiğimiz ürünlerin çoğu petrol yan ürünlerinden yapılan
sentetik maddelerle büyük oranda karıştırılmıştır. Sentetik yapımının pek
bilinmeyen daha ucuz yolu ise, sağlıklı
hammaddesi ve saplarındaki dayanıklı ve uzun lifleriyle kenevir üretimidir. Kanvas
kelimesinin adını kenevir ürünlerinden birinden alması ve ilk kot pantolonun
hammaddesinin bu bereketli bitki türü olduğu göz önünde bulundurulduğunda,
tekstil sektörünün bu yasaktan ne kadar olumsuz etkilendiği görülebilir.
Kenevir üretiminin artması ve yasallaşmasının tekstil sektöründeki en önemli
yararlarından biri sentetik ürünlerin üretiminde artık sağlıksız petrol ürünü
polyesterlere mecbur kalınmaması veya pamuktan çok daha kolay yetiştirilmesiyle
kıyafetleri daha ucuz kılmasının yansıra ip, halat, ayakkabı, halı, çanta ve
çuval gibi dayanıklı ürünler çıkarılmasında en etkili madde olmasıdır.
Hızlı, insan emeğinden
bağımsız, toprağı temizleyen çevre dostu ve masrafsız yetişme sürecinin
yansıra, selüloz açısından son derece zengin olması sebebiyle dayanıklı tekstil
ürünlerinin yaratım aşamasında kullanılabilecekken, kenevirin üretiminin olması
gerektiği kadar serbest olmaması tekstil sektörü için büyük bir kayba sebep
oluyor. Bu nedenle kenevir üretiminin yalnızca ekonomik gelişmeler için
kullanılmasını sağlayarak esrar kullanımına engel olan caydırıcı yasaların
yürürlüğe girmesi ülkelerin kalkınması ve işçilerin daha iyi insani şartlarda
çalışması için bir an önce getirilmesi gerekilen bir zaruriyettir.
Birkaç yıkamada çabucak
kullanım vadesini dolduran ve yetişme aşamasında yoğun emek, bol tarım ilacı
isteyen pamuk yerine, kolaylıkla ulaşılabilir önemli bir sentetik lif kaynağı
olan kenevirin seçilmesi insanlığa en üst seviyede hizmet vermeyi
kolaylaştıracaktır. Petrol hammaddeli kot pantolonların sürtünme ve yıkanmanın
etkisiyle hemen aşınarak giyilemez duruma gelmesinin aksine yıllarca
kullanılabilen kenevir kotların karşılaştırılmasından da açıkça görülebilir ki
kalite-fiyat dengesinde tüketiciyi en karlı çıkaracak olan bitki türü
kenevirdir. Doğaya tekrar karışma süreci
hızlı, giyilme süreci ise olabildiğince uzundur.
AIDS ve kanser
tedavisinden migren ağrılarına kadar pek çok alanda saymakla bitmeyen faydaları
olan kenevirden yapılan ilaçlar, sınırlandırılmış üretim izni yüzünden olması
gerekenden daha pahalı fiyatlarla ve deney yapımındaki yeteriz serbestlik
yüzünden potansiyel kalitesine ulaşamadan vitrinlerde yerini alıyor. Bu
nedenle, kenevirin medikal amaçlı kullanımının yasallaştırılması iyi bir
başlangıç olarak düşünülebilir, ancak yeterli değil. 29 Eylül’de esrar
yapımında kullanılan çiçeği imha edilmek üzere 19 ilimizde yasallaştırılan
kenevir üretiminin esrarın kötü amaçlarla kullanımı üzerinde etkisi beklenildiği
gibi bir artışa sebep olmadı, ancak ekonomi, tekstil ve sağlık sektörü için
daha üretken bir karar olduğu aşikâr. Yetiştirilmesine küçük kapsamlı
kısıtlamalar getirilerek kötü amaçlı üretimi kontrol etmek yerine kenevirin
direkt yasaklanması, hastalıkların en efektif bir şekilde tedavi edilmesi için
doğru bir hareket olarak düşünülemez. Ancak bu yasallaşma sürecinde Doç. Dr.
Tahir Tellioğlu’nun da altını çizdiği sağlık sorununa dikkat etmek gerekiyor
“Esrar bağımlılık yapıcı ve yıkıcı bir madde. O yüzden çok dikkatli olmalıyız.” (Tellioğlu, 2011) çünkü aksi takdirde
ciddi bir toplumsal buhrana yol açabilir. Esrarın tıbbi kullanımının sigara
içmek şeklinde değil, ikincil sentetikler aracılığı ile olduğu göz önünde
bulundurulmalıdır.
Çoğu zaman uyuşturucunun
kurbanı olan gençler ise nesillerinin refah seviyesini yukarıya taşıma ihtimali
olan keneviri, bilinçsiz eğitim yüzünden bir sanayi hammaddesi olarak değil
geçici buhranlarından kaçabilecekleri farklı bir dünya olarak görüyorlar ancak
hem psikolojik hem fiziksel sağlıkları için kenevir son derece pozitif etki
yaratma potansiyeline sahip bir bitki türü. Kenevirden yapılan esrarın etkin
maddesi olan THC[1],
yalnızca dişi kenevirin goncalı kısmında bulunsa da çocukların ve gençlerin bu
maddeyi tamamen uyuşturucu ile ilişkilendirmesine sebep olacak zararlı
propagandalar yapılıyor. Ancak Avrupa’nın hem medeniyet hem refah açısından
ileri gelen ülkelerinden olan Hollanda’nın ülke genelinde yaklaşık 1200 tane
olan Coffee Shop’ları[2]
ile bu maddeyi belli bir ölçüye kadar serbest bırakmasının halkın esrar
bağımlısı kitlesinin oranı üzerinde gözle görülür bir etki yaratmamasından
görüleceği üzere, iş kullanımı düzene sokmak için yeterince caydırıcı kanunlar
koymakta bitiyor, keneviri tamamen yasaklamakta değil.
Tüm bu etkenler göz
önünde bulundurulduğunda bariz bir şekilde kenevir üretiminin ülkemizde
yasallaşmasının artılarının eksilerinden çok daha fazla olduğu görülebilir. Bu
kadar önemli bir üretim bitkisinin birden yasaklanmasının sebebi gün yüzüne
çıkartılarak iyileşme sağlanırsa özellikle tekstil sektöründe büyük gelişmeler
ve yeniliklerin doğmasını sağlanabilir. Bu nedenle kenevir üretiminin yalnızca
ekonomik gelişmeler için kullanılmasını sağlayarak esrar kullanımına engel olan
caydırıcı yasaların yürürlüğe girmesi için örnek ülkeler incelenebilir. Jack
Herer’ın da belirttiği gibi "Kâğıt, kumaş ve gıda ürünlerinin yapımına,
endüstriyel ve özel enerji üretimine katkısı olan ve aynı zamanda havayı
temizlerken toprağı besleyen bir tek doğal kaynak bulunuyor: marihuana yani
kenevir." (Herer, 2005) kenevir yararları zararından çok daha fazla olan
bir cevher. Ancak şu anda yalnızca 20 ülkede üretilmesi serbest olan
bitkinin üretiminin yaygınlaşması ise bilim adamlarının tüm bulgularına rağmen
hala hassaslığını ve bazı çevreler de bu serbestleşmeye karşı 1930’dan beri
direncini koruyor.
Kaynakça
Tellioğlu, D. T. (2011, Kasım 28). Esrar İlaç Olarak
Kullanılabilir. (E. Baylan, Röportaj Yapan)
Herer, J. (2005, Mayıs 2). Help end marijuana
prohibition. (Hemp, Röportaj Yapan)
MODANIN İNCİLİ: VOGUE
MODANIN
İNCİLİ: VOGUE
“Ve
Vogue Modayı Yarattı”
İlk sayısı 17 Aralık 1892’de
Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanan, başlarda Arthur Baldwin Turnere
tarafından kurulduğunda haftalık dergi olması planlanan Vogue’un şu anda
Amerika’da 11, dünya çapında 12,5 milyon okuyucusu bulunuyor. Fiyatı o zamanlar
10 cent[1] olan derginin kuruluş
amacı “hayatın törensel yanı” ile ilgili “attracts the sage as well as
debutante, men of affairs as well as the belle“[2] hedef kitlesi
doğrultusunda, yani ayrıcalıklı tabakayı oluşturan her iki cinsiyetin
mensuplarının da ilgisini çekecek makaleler üretmekti. Şimdi gelmiş geçmiş en
ünlü ve moda dünyasında sözü geçen yayın yönetmeni olan Anna Wintour’un da
inkar edilemez katkılarıyla daha spesifik bir rotayı seçerek moda üzerine
yoğunlaşmış, çoğunlukla kadınlara hitap eden aylık basılan bir dergiye dönmüş
durumda.
Sadece trend
değişimlerine uyum sağlamakla yetinmeyen Vogue 124 yıllık geçmişindeki
başarılarını sürekli daha iyisini üretmeye çabalamasına ve sektördeki trendsetter
pozisyonuna borçlu. Dergi iddialı sloganını olan “Ve Tanrı modayı yarattı.” cümlesinin
ilhamını İncil’deki meşhur “Ve Tanrı dünyayı yarattı.” ayetinden alıyor.
Üst sınıfa hitap etmeyi
amaç edinen bir dergi olsa da gerek verilen bilgilerin konularının gittikçe
genişlemesiyle gerek üst sınıfa hitap eden her şeyin zaman geçtikçe alt
sınıflara da inmesi kuralı buyurunca artık tüm dünya tarafından bilinen ve
takip edilen bir yayın haline geldi. Teknolojik gelişmeler sayesinde ise
Vogue’un gelmiş geçmiş en büyük dijital arşivlerinden birine sahip olduğuna
kanıt olan veri tabanına erişim sağlanarak bir asrı aşkın süredir derginin
nasıl bir evrim geçirdiği gözlemlenebilir.
Reklamlara yer verilen
sayfaların fazlalığı, yorumların kalitesizliği ve içeriğin kıtlığı yüzünden son
zamanlara eleştirilse de, Vogue hala moda dünyasının en çok okunan yayınları
arasında. Bunun sebebi ise tekelleşmeden ziyade, derginin okuyucularla arasında
duygusal bir bağ kurarak bünyelerde alışkanlık etkisi yaratması olarak gösterilebilir.
Condé Montrose Nast
tarafından kurulan ve bünyesinde 18 dergiyi daha bulunduran Condé Nast
şirketinin 1909’da Vogue’u almasıyla
derginin basılan sayfa sayısı 100’e çıkarak 70 sayfa arttı, hem
erkeklere hem kadınlara hitap eden dergi aynı zamanda kaliteyi arttırıp içeriği
belirginleştirmek ve özelleştirmek için yalnızca kadınlara yönelik makale
üretmeye başladı. Konu başlığı olmaksızın yayınlanacak kadar güçlenen derginin
bir sonraki aşaması ise küreselleşmekti. 1912 yılında Amerikan Vogue ilk kez
İngiltere’ye satılmaya, 1916 yılında ise Vogue İngiltere adıyla başka bir
ülkede ilk kez basılmaya başlandı. 1920’de Vogue Fransa, kapağında tenis
oynayan iki kadının illüstrasyonuna yer verilerek basıldı ve böylelikle modanın
başkenti yeni kutsal kitabına kavuşmuş oldu.
Moda fotoğrafçılığında,
modele değil üzerindeki giysiye odaklanmayı başlatarak netliğin olmadığı bir
fotoğraf karesini kitlelere duyurarak büyük bir devrimin temellerini attı. Bu
fotoğraf karesini çeken Baron Adolphe de Meyer ise uzun zaman sofistikeliğin
simgesi olan fotoğrafları çekmesi için başvurulan kişi oldu.
Teknolojik gelişmeleri en
başından beri bünyesinde hızla uygulayarak ilerleyen dergi 1932 yılında ilk
defa illüstrasyon yerine renkli kapak fotoğraflarıyla basılmaya başlandı.
Edward Steichen elinden çıkan bu aktif yaşamı temsil eden fotoğraf dergi
tarihinde bir dönüm noktasıydı.
Dünyanın en çok okunan
dedikodu köşelerinden birini yazan efsanevi stil ikonu Diana Vreeland’ın Vogue
Amerika’nın başına geçmesiyle dergi sadece sosyete arasında değil tüm dünyada
sözü geçen baskın bir dergi haline geldi. Moda tarihinin en ünlü
fotoğrafçılarından Richard Avedon, dünyanın en güçlü ve dominant karakterli
kadınlarından biri olan yayın yönetmeni Anna Wintour ise derginin bugünkü
şöhretine ulaşmasını sağlayan en önemli insanlar arasında yer alıyor. Derginin
düşmeye başlayan satışlarını patlatan ünlü Anna Wintour cümlesi ise yayıncılık
dünyasında geniş kitlelere ulaşmanın sırrını özetler nitelikte “Ben Vogue’un
hızlı, kesin ve seksi olmasını istiyorum. Ultra zenginler ya da sosyete benim
ilgimi çekmiyor. Okurlarımızın kendi parasını kazanan enerjik ve ilgili
kadınlar olmasını istiyorum.” (Çatkın, 2016) Derginin ünlü
insanları çekimlerde kullanmama geleneğini çiğneyerek Madonna’yı kapağa
taşıyarak, satışları beklenenin aksine arttırdı.
Derginın gelmiş geçmiş en
kalın yayını ise 832 sayfalık 2004 Eylül sayısı idi. Anna Wintour’un asırlık
dergiyi geçmişine sadık kalarak mükemmel bir evrime uğratması ise yayın
dünyasındaki acımasız bir rekabet sürecinden geçiyordu. Hakkında pek çok
belgesel ve film çeken bu dünya hakkında en bilinen eserlerden biri 2003
yılında Anna Wintour’un eski yardımcısı tarafından yayınlanan The Devil Wears
Prada[3] kitabı idi. 2006 yılında
vizyona giren filmin aslında gerçeklik payı içermediğini ve ofislerin
gösterildiği gibi süslü ve büyüleyici yerler olmadığı ise “The September Issue”
belgeselinde moda dünyasının takipçileri ile paylaşıldı.
Türkiye’ye ilk kez 24
Şubat 2010’da moda sevenlerle buluşan dergi, İstinye Park’taki standın önünde
kuyruk oluşturarak giriş yaptı. Hüseyin Çağlayan’ın reklamında oynadığı ve genel
yayın yönetmenliğini Seda Domaniç’in yaptığı Vogue Türkiye’nin ilk 562 sayfalık
sayısına sahip olan koleksiyoncular ise bekledikleri sıranın dergiye değdiğinin
kanıtı olmak ister gibi sevinçliydi. Doğuş Medya’nın aracılığı ile halen
ülkemizde satışına devam eden dergi elit markaların sponsorluğunda dolu dolu,
özenli ve kaliteli bir içerik üreticisi olmaya devam ediyor. Reklamlar da
içeriğin bir parçası ve fotoğrafçılık tekniklerini incelemek için bir fırsat
olduğundan dergiyi bu konuda eleştirmek yersiz olsa da, sadece ünlü oldukları
için dergide yer alan sıkıcı makalelerin başrolleri ve testerların[4] eksikliği ilk derginin eksikliklerindendi.
Vogue’un Amerika’daki
efsanevi editörleri olan Diana Vreeland ve satışları %40 arttıran Anna
Wintour’un yansıra diğer ülkelerde de baskıları derginin misyonundan çıkmadan
kendi ülkelerinin kültürlerine son derece başarılı bir şekilde harmanlayarak
satış rekorları kırdıran pek çok başarılı yayın yönetmeni var. Vogue
İngiltere’nin başında hala, en uzun süre editörlük yapmış ünlü gazeteci
Alexandra Shulman bulunuyor, en kaliteli edisyon olduğu söylenen Vogue Italya’nın
baş koltuğunda ise moda yazarı Anna Dello Russo, Vogue Fransa’da ise Emmanuelle
Alt editörlük yapmaya devam ediyor.
Vogue Türkiye, kapak
kızının Jessica Stam olduğu ilk sayısında 62.440 adet sattı. Hussein Chalayan[5] defilesinin ön planda
olduğu dergi satışları arttırmak için “Teen Vogue” , “Men’s Vogue” gibi farklı
edisyonları piyasaya sürmenin yansıra ünlü isimleri kullanmaya ve merak edilen
defilelerin arka planlarını okuyuculara aktarmaya devam ediyor. Dünyada ise en
çok satan baskısı ise Nisan 2014 sayılı Kim Kardashian & Kanye West
çiftinin kapakta olduğu sayıydı. Ünlü çiftin kapakta olduğu sayının 500,000
baskı satarak Beyonce ve Michelle Obama’yı geçmesi ise sosyal medyanın dergi
satışları üzerindeki olağanüstü etkisine örnek olarak verilebilir.
Dünya genelinde 1,231,931
abonesi olan dergi, yeni pazarı olan Arabistan’a ise 2017’de girişini yapmayı
planlıyor. Mankenlerin kapağına çıkmak için birbirini neredeyse ezdiği derginin
gelmiş geçmiş en ünlü kapak kızları ise Madonna, Kendall Jenner, Lady Diana
Spencer, Cindy Crawford, dünyanın en çok kazanan mankeni Gisele Bundchen, Lady Gaga ve Kim Kardashian olarak
sıralanabilir.
Sadece bir basım
sürecinin değil, aynı zamanda trendlerin sürekli değiştiği dünyanın en hızlı
sektörlerinden biri olan dinamik moda sektörünün gelişim aşamasının gözlemlenebileceği
Vogue dergisinin kuruluş amacı esinlendiği mottodan kolayca anlaşılabilir “Kadın
yaratıldığı zaman, Vogue da modayı yarattı". Modanın ihtişamlı dünyasını
en kapsamlı ve zarif bir şekilde yansıtmasıyla kısa zamanda “modanın incili (bible
of fashion)” olarak anılmaya başlamış olan dergi 124 yıllık geçmişinde pek çok
kez amacını ve misyonunu değiştirse de sunduğu tavsiyeler ve öngörüler yararlı
olarak kalmaya devam etti.
Yayın hayatını devam
ettirmek için teknolojik gelişmeleri takip etmek zorunda kalan her dergi gibi
Vogue da basım masraflarını indirgemek ve daha geniş bir kitleye ulaşabilmek
için elektronik dünyaya giriş yaptı. Dev bir dijital arşivi okuyucularına sunan
Vogue, e-dergi seçeneği ile 23 farklı ülkede moda dünyasının en önemli içerik
sağlayıcılarından biri olmayı sürdürüyor.
Kaynakça
Çatkın, S.
(2016, Şubat 11). Modanın Kutsal Kitabı: Vogue. Moda Kariyeri:
https://modakariyeri.com/vogue/ adresinden alındı
[1] 10 cent,
2016 için yaklaşık 3 dolar ediyor.
[2]
Aydınlara ve aktörlere olduğu kadar iş adamlarına ve güzel kadınlara da hitap
eden bir dergi olduğundan bahsediliyor.
[3] “Şeytan
Marka Giyer adıyla Türk sinemalarında vizyona girmiş moda dünyasının
acımasızlığını konu alan film.
[4] Tester
parfümler ya da kozmetik ürünleri orjinal ürünlerin numuneleridir, genelde
popüler moda dergilerinde verilen reklam sayfalarının yüzeyine yapıştırılırlar.
[5] Kıbrıs
Türkü asıllı Britanyalı moda tasarımcısı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)