19 Mayıs 2017 Cuma

Kenevirin Tarihi: Neden Yasaklandı? Dudak Uçuklatan Komplo Teorileri

 Kenevir ve Bilinmeyenleri
Neden yasaklandı? Neden tekrar yasallaştırılmalı?

    "Bundan yaklaşık 100 yıl önce bazı siyasi çıkar grupları tarafından halkı yanlış bilgilendiren reklamlar ve aydınlara sezdirilmeden çıkarılan yasalarca yasaklanan kenevir, aslında bilindiği gibi bir uyuşturucu kaynağı değil, dünya ekonomisini yeniden şekillendirebilecek güce sahip masum ve  verimli bir bitki türü. "


Ana düşünce ve kenevirin yasaklanmasının tarihçesi
Kenevir ve küresel ısınma
Kenevirin Doğa Dostu Özellikleri
Kenevir ve Çevresel Kirlilik
Daha Temiz Bir Dünya
Kenevirin Kolay Yetiştirilebilir Olması
Kenevir ve Diğer Hammaddelerden Elde Edilen Ürünlerin Kıyaslaması
Ucuzlaşan Temel İhtiyaçlar
Kenevirin Diğer Yaşam Ortamlarına Etkisi
       Doğal Yaşam Alanlarının Kenevir ile Düzeltilmesi
            Kenevirin Habitatların Devamlılığı Üzerindeki Olumlu Etkisi
KENEVİR VE TEKSTİL SEKTÖRÜ
Kenevirin Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkileri
          Petrol Yan Ürünlerinin İnsan Sağlığı Üzerindeki Zararları
               Kenevir ve Petrol Hammaddeli Ürünlerin Karşılaştırılması
Kenevirin Tekstil Sektöründeki Maliyetleri Düşürücü Etkisi
           Hızlı Yetişme Süreci
                   İnsan Müdahalesi Olmaksızın Gelişmesi
Kenevir Hammaddeli Ürünlerin Dayanıklılığı
            Kumaşların Petrol Ürünlerine Kıyasla Uzun Süreli Kullanılabilmesi
                  Yıkanma ve Aşınmaya Karşı Direnç
Kenevir Refah düzeyi üzerindeki olumlu etkileri
Sağlık Sektöründe Kenevirin Kullanım Alanları
              Azalan Fiziksel Acılar ve Maliyetler
                     İlaçların Kalitesindeki Olası Artış
Yasadışı Olmasının Gençlerin Psikoloji Üzerindeki Etkisi
              “Yasak” Kavramı ve Okullara İnen Bilinçlendirme Eğitimleri

          
ŞİFA MI LANET Mİ: KENEVİR
3 bin yıllık geçmişe sahip Orta Asya kökenli bitki türü Kenevir, siyasi çıkar grupları tarafından yaklaşık 100 yıl önce halkın zararına diğer sektörlerin başındaki iş adamlarının yararına olacak şekilde yasaklanmıştır. Ancak içinde yaşadığımız çağda görmekteyiz ki bu bitkinin tamamen yasaklanması kullanma niyetindeki insanlara engel olmamakta ancak dünyanın en verimli bitkilerinden olan kenevirin özgürce yetiştirilmesinin yasaklanması ekonominin gelişmesine ve doğanın yenilenebilir niteliğini efektif bir şekilde kullanmasını engellemektedir. Bu nedenle kenevir yetiştirilmesi kısıtlamalar olmaksızın yaygınlaştırılmalı ve tarlaların yakılması, ürünlerin imha edilmesi engellenmeli çünkü dünyanın en kullanışlı tarımsal ürünlerinden biri olan bu bitki türü, yalnızca kendi çıkarlarını düşünerek medyada bu bitkiyi kötü tanıttıran siyasetçilerin iddia ettiğinin aksine, yalnızca esrar ve uyuşturucu madde tüketiminde kullanılmıyor.
         İçinde yaşadığımız çağın en önemli sorunlarından biri olan küresel ısınmayı çözmenin sırrının keneviri yasallaştırma ve üretimini arttırmakta saklı. Çünkü petrol yan ürünü olan plastik ve tekstil ürünleri doğayı geri dönüşü olmayan bir şekilde kirletmeye başladı. Kenevirden yapılan tekstil ürünleri ve şişeler ise plastik ve sentetik hammaddeli olanlara oranla daha uzun süre kullanılabilir ve geri dönüşmesi çok zor olan, çabucak dayanıklılığını yitiren maddelerin aksine doğayı kirletmez. Bir ağacın yalnızca üç kez, kenevirin ise sekiz kez kağıda dönüştürülebilir bir geri dönüşüm kapasitesi vardır. Aynı şekilde bir dönümlük kenevir tarlası 25 dönümlük ormandan çok daha fazla oksijen üreterek havayı temizlemede yardımcı olabilir.
Çok az suya ihtiyaç duyarak, diğer bitki türlerine kıyasla çok daha hızlı yetişen, tarım ilaçlarına gerek kalmaksızın serada dahi üretiminin yapılması gibi özellikleriyle ön plana çıkan kenevirin, bir dönümünden 4 dönüm ağacın üretebileceği kağıdı sağlayabilmesi gibi etkenler, sadece esrar yapımında kullanıldığı için bu bitkiyi görmezden gelmemek gerektiği konusunda göze çarpan önemli faktörlerdendir. Üretim sürecinin hızlanıp kolaylaşması ise gösterilmesi yasaklanan “kenevir kotu” reklamlarından sonra satışların artmasından gözlemlenebileceği üzere kaliteli ürünlere çok daha uygun bir fiyattan ulaşmayı sağlıyor.
Doğayı beraber paylaştığımız hayvanların doğal yaşam alanlarının kenevirin alternatifi olan petrol ürünleriyle ne kadar kirlendiğini de oldukça kritik bir mesele olan kenevirin yasaklanması hakkında hipotezler üretirken göz önünde bulundurmak gerekir. Artık ne yazık ki gittikçe kirlenen sular yüzünden pek çok hayvan ya hayatını kaybetmekte ya da hastalanmaktadır. Kenevir ise çevreye zarar vermeyen boya ve sabun yapımında kullanılan tek madde, zira diğer esanslı sabunlar içerdikleri kimyasal maddelerle sadece insanların cildine değil suda çözünmeyen yapısıyla doğaya da zarar veriyor.
         Kenevirin moda sektörüne olası ve halihazırda katkılarından en önemlisini ise “fast-fashion” algısının bu kadar yaygınlaştığı bir çağda insanlığa hem kendi sağlıkları hem de cepleri açısından en uygun maliyetli ürünleri sunabilmeleridir. Giydiğimiz ürünlerin çoğu petrol yan ürünlerinden yapılan sentetik maddelerle büyük oranda karıştırılmıştır. Sentetik yapımının pek bilinmeyen daha ucuz yolu ise,  sağlıklı hammaddesi ve saplarındaki dayanıklı ve uzun lifleriyle kenevir üretimidir. Kanvas kelimesinin adını kenevir ürünlerinden birinden alması ve ilk kot pantolonun hammaddesinin bu bereketli bitki türü olduğu göz önünde bulundurulduğunda, tekstil sektörünün bu yasaktan ne kadar olumsuz etkilendiği görülebilir. Kenevir üretiminin artması ve yasallaşmasının tekstil sektöründeki en önemli yararlarından biri sentetik ürünlerin üretiminde artık sağlıksız petrol ürünü polyesterlere mecbur kalınmaması veya pamuktan çok daha kolay yetiştirilmesiyle kıyafetleri daha ucuz kılmasının yansıra ip, halat, ayakkabı, halı, çanta ve çuval gibi dayanıklı ürünler çıkarılmasında en etkili madde olmasıdır.
Hızlı, insan emeğinden bağımsız, toprağı temizleyen çevre dostu ve masrafsız yetişme sürecinin yansıra, selüloz açısından son derece zengin olması sebebiyle dayanıklı tekstil ürünlerinin yaratım aşamasında kullanılabilecekken, kenevirin üretiminin olması gerektiği kadar serbest olmaması tekstil sektörü için büyük bir kayba sebep oluyor. Bu nedenle kenevir üretiminin yalnızca ekonomik gelişmeler için kullanılmasını sağlayarak esrar kullanımına engel olan caydırıcı yasaların yürürlüğe girmesi ülkelerin kalkınması ve işçilerin daha iyi insani şartlarda çalışması için bir an önce getirilmesi gerekilen bir zaruriyettir.
Birkaç yıkamada çabucak kullanım vadesini dolduran ve yetişme aşamasında yoğun emek, bol tarım ilacı isteyen pamuk yerine, kolaylıkla ulaşılabilir önemli bir sentetik lif kaynağı olan kenevirin seçilmesi insanlığa en üst seviyede hizmet vermeyi kolaylaştıracaktır. Petrol hammaddeli kot pantolonların sürtünme ve yıkanmanın etkisiyle hemen aşınarak giyilemez duruma gelmesinin aksine yıllarca kullanılabilen kenevir kotların karşılaştırılmasından da açıkça görülebilir ki kalite-fiyat dengesinde tüketiciyi en karlı çıkaracak olan bitki türü kenevirdir.  Doğaya tekrar karışma süreci hızlı, giyilme süreci ise olabildiğince uzundur.
AIDS ve kanser tedavisinden migren ağrılarına kadar pek çok alanda saymakla bitmeyen faydaları olan kenevirden yapılan ilaçlar, sınırlandırılmış üretim izni yüzünden olması gerekenden daha pahalı fiyatlarla ve deney yapımındaki yeteriz serbestlik yüzünden potansiyel kalitesine ulaşamadan vitrinlerde yerini alıyor. Bu nedenle, kenevirin medikal amaçlı kullanımının yasallaştırılması iyi bir başlangıç olarak düşünülebilir, ancak yeterli değil. 29 Eylül’de esrar yapımında kullanılan çiçeği imha edilmek üzere 19 ilimizde yasallaştırılan kenevir üretiminin esrarın kötü amaçlarla kullanımı üzerinde etkisi beklenildiği gibi bir artışa sebep olmadı, ancak ekonomi, tekstil ve sağlık sektörü için daha üretken bir karar olduğu aşikâr. Yetiştirilmesine küçük kapsamlı kısıtlamalar getirilerek kötü amaçlı üretimi kontrol etmek yerine kenevirin direkt yasaklanması, hastalıkların en efektif bir şekilde tedavi edilmesi için doğru bir hareket olarak düşünülemez. Ancak bu yasallaşma sürecinde Doç. Dr. Tahir Tellioğlu’nun da altını çizdiği sağlık sorununa dikkat etmek gerekiyor “Esrar bağımlılık yapıcı ve yıkıcı bir madde. O yüzden çok dikkatli olmalıyız.” (Tellioğlu, 2011) çünkü aksi takdirde ciddi bir toplumsal buhrana yol açabilir. Esrarın tıbbi kullanımının sigara içmek şeklinde değil, ikincil sentetikler aracılığı ile olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Çoğu zaman uyuşturucunun kurbanı olan gençler ise nesillerinin refah seviyesini yukarıya taşıma ihtimali olan keneviri, bilinçsiz eğitim yüzünden bir sanayi hammaddesi olarak değil geçici buhranlarından kaçabilecekleri farklı bir dünya olarak görüyorlar ancak hem psikolojik hem fiziksel sağlıkları için kenevir son derece pozitif etki yaratma potansiyeline sahip bir bitki türü. Kenevirden yapılan esrarın etkin maddesi olan THC[1], yalnızca dişi kenevirin goncalı kısmında bulunsa da çocukların ve gençlerin bu maddeyi tamamen uyuşturucu ile ilişkilendirmesine sebep olacak zararlı propagandalar yapılıyor. Ancak Avrupa’nın hem medeniyet hem refah açısından ileri gelen ülkelerinden olan Hollanda’nın ülke genelinde yaklaşık 1200 tane olan Coffee Shop’ları[2] ile bu maddeyi belli bir ölçüye kadar serbest bırakmasının halkın esrar bağımlısı kitlesinin oranı üzerinde gözle görülür bir etki yaratmamasından görüleceği üzere, iş kullanımı düzene sokmak için yeterince caydırıcı kanunlar koymakta bitiyor, keneviri tamamen yasaklamakta değil.
Tüm bu etkenler göz önünde bulundurulduğunda bariz bir şekilde kenevir üretiminin ülkemizde yasallaşmasının artılarının eksilerinden çok daha fazla olduğu görülebilir. Bu kadar önemli bir üretim bitkisinin birden yasaklanmasının sebebi gün yüzüne çıkartılarak iyileşme sağlanırsa özellikle tekstil sektöründe büyük gelişmeler ve yeniliklerin doğmasını sağlanabilir. Bu nedenle kenevir üretiminin yalnızca ekonomik gelişmeler için kullanılmasını sağlayarak esrar kullanımına engel olan caydırıcı yasaların yürürlüğe girmesi için örnek ülkeler incelenebilir. Jack Herer’ın da belirttiği gibi "Kâğıt, kumaş ve gıda ürünlerinin yapımına, endüstriyel ve özel enerji üretimine katkısı olan ve aynı zamanda havayı temizlerken toprağı besleyen bir tek doğal kaynak bulunuyor: marihuana yani kenevir." (Herer, 2005) kenevir yararları zararından çok daha fazla olan bir cevher. Ancak şu anda yalnızca 20 ülkede üretilmesi serbest olan bitkinin üretiminin yaygınlaşması ise bilim adamlarının tüm bulgularına rağmen hala hassaslığını ve bazı çevreler de bu serbestleşmeye karşı 1930’dan beri direncini koruyor.


Kaynakça

Tellioğlu, D. T. (2011, Kasım 28). Esrar İlaç Olarak Kullanılabilir. (E. Baylan, Röportaj Yapan)
Herer, J. (2005, Mayıs 2). Help end marijuana prohibition. (Hemp, Röportaj Yapan)




[1]   Tetrahidrokannabinol,  cannabis sativa ve cannabis indica bitkisinde doğal olarak bulunan analjezik madde
[2]   Hollanda’da esrar satımının yasal olduğu tek satış yerleri.

MODANIN İNCİLİ: VOGUE

MODANIN İNCİLİ: VOGUE
“Ve Vogue Modayı Yarattı”

İlk sayısı 17 Aralık 1892’de Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanan, başlarda Arthur Baldwin Turnere tarafından kurulduğunda haftalık dergi olması planlanan Vogue’un şu anda Amerika’da 11, dünya çapında 12,5 milyon okuyucusu bulunuyor. Fiyatı o zamanlar 10 cent[1] olan derginin kuruluş amacı “hayatın törensel yanı” ile ilgili “attracts the sage as well as debutante, men of affairs as well as the belle“[2] hedef kitlesi doğrultusunda, yani ayrıcalıklı tabakayı oluşturan her iki cinsiyetin mensuplarının da ilgisini çekecek makaleler üretmekti. Şimdi gelmiş geçmiş en ünlü ve moda dünyasında sözü geçen yayın yönetmeni olan Anna Wintour’un da inkar edilemez katkılarıyla daha spesifik bir rotayı seçerek moda üzerine yoğunlaşmış, çoğunlukla kadınlara hitap eden aylık basılan bir dergiye dönmüş durumda.
Sadece trend değişimlerine uyum sağlamakla yetinmeyen Vogue 124 yıllık geçmişindeki başarılarını sürekli daha iyisini üretmeye çabalamasına ve sektördeki trendsetter pozisyonuna borçlu. Dergi iddialı sloganını olan “Ve Tanrı modayı yarattı.” cümlesinin ilhamını İncil’deki meşhur “Ve Tanrı dünyayı yarattı.” ayetinden alıyor.
Üst sınıfa hitap etmeyi amaç edinen bir dergi olsa da gerek verilen bilgilerin konularının gittikçe genişlemesiyle gerek üst sınıfa hitap eden her şeyin zaman geçtikçe alt sınıflara da inmesi kuralı buyurunca artık tüm dünya tarafından bilinen ve takip edilen bir yayın haline geldi. Teknolojik gelişmeler sayesinde ise Vogue’un gelmiş geçmiş en büyük dijital arşivlerinden birine sahip olduğuna kanıt olan veri tabanına erişim sağlanarak bir asrı aşkın süredir derginin nasıl bir evrim geçirdiği gözlemlenebilir.
Reklamlara yer verilen sayfaların fazlalığı, yorumların kalitesizliği ve içeriğin kıtlığı yüzünden son zamanlara eleştirilse de, Vogue hala moda dünyasının en çok okunan yayınları arasında. Bunun sebebi ise tekelleşmeden ziyade, derginin okuyucularla arasında duygusal bir bağ kurarak bünyelerde alışkanlık etkisi yaratması olarak gösterilebilir.
Condé Montrose Nast tarafından kurulan ve bünyesinde 18 dergiyi daha bulunduran Condé Nast şirketinin 1909’da Vogue’u almasıyla  derginin basılan sayfa sayısı 100’e çıkarak 70 sayfa arttı, hem erkeklere hem kadınlara hitap eden dergi aynı zamanda kaliteyi arttırıp içeriği belirginleştirmek ve özelleştirmek için yalnızca kadınlara yönelik makale üretmeye başladı. Konu başlığı olmaksızın yayınlanacak kadar güçlenen derginin bir sonraki aşaması ise küreselleşmekti. 1912 yılında Amerikan Vogue ilk kez İngiltere’ye satılmaya, 1916 yılında ise Vogue İngiltere adıyla başka bir ülkede ilk kez basılmaya başlandı. 1920’de Vogue Fransa, kapağında tenis oynayan iki kadının illüstrasyonuna yer verilerek basıldı ve böylelikle modanın başkenti yeni kutsal kitabına kavuşmuş oldu.
Moda fotoğrafçılığında, modele değil üzerindeki giysiye odaklanmayı başlatarak netliğin olmadığı bir fotoğraf karesini kitlelere duyurarak büyük bir devrimin temellerini attı. Bu fotoğraf karesini çeken Baron Adolphe de Meyer ise uzun zaman sofistikeliğin simgesi olan fotoğrafları çekmesi için başvurulan kişi oldu.
Teknolojik gelişmeleri en başından beri bünyesinde hızla uygulayarak ilerleyen dergi 1932 yılında ilk defa illüstrasyon yerine renkli kapak fotoğraflarıyla basılmaya başlandı. Edward Steichen elinden çıkan bu aktif yaşamı temsil eden fotoğraf dergi tarihinde bir dönüm noktasıydı.
Dünyanın en çok okunan dedikodu köşelerinden birini yazan efsanevi stil ikonu Diana Vreeland’ın Vogue Amerika’nın başına geçmesiyle dergi sadece sosyete arasında değil tüm dünyada sözü geçen baskın bir dergi haline geldi. Moda tarihinin en ünlü fotoğrafçılarından Richard Avedon, dünyanın en güçlü ve dominant karakterli kadınlarından biri olan yayın yönetmeni Anna Wintour ise derginin bugünkü şöhretine ulaşmasını sağlayan en önemli insanlar arasında yer alıyor. Derginin düşmeye başlayan satışlarını patlatan ünlü Anna Wintour cümlesi ise yayıncılık dünyasında geniş kitlelere ulaşmanın sırrını özetler nitelikte “Ben Vogue’un hızlı, kesin ve seksi olmasını istiyorum. Ultra zenginler ya da sosyete benim ilgimi çekmiyor. Okurlarımızın kendi parasını kazanan enerjik ve ilgili kadınlar olmasını istiyorum.” (Çatkın, 2016) Derginin ünlü insanları çekimlerde kullanmama geleneğini çiğneyerek Madonna’yı kapağa taşıyarak, satışları beklenenin aksine arttırdı.
Derginın gelmiş geçmiş en kalın yayını ise 832 sayfalık 2004 Eylül sayısı idi. Anna Wintour’un asırlık dergiyi geçmişine sadık kalarak mükemmel bir evrime uğratması ise yayın dünyasındaki acımasız bir rekabet sürecinden geçiyordu. Hakkında pek çok belgesel ve film çeken bu dünya hakkında en bilinen eserlerden biri 2003 yılında Anna Wintour’un eski yardımcısı tarafından yayınlanan The Devil Wears Prada[3] kitabı idi. 2006 yılında vizyona giren filmin aslında gerçeklik payı içermediğini ve ofislerin gösterildiği gibi süslü ve büyüleyici yerler olmadığı ise “The September Issue” belgeselinde moda dünyasının takipçileri ile paylaşıldı.
Türkiye’ye ilk kez 24 Şubat 2010’da moda sevenlerle buluşan dergi, İstinye Park’taki standın önünde kuyruk oluşturarak giriş yaptı. Hüseyin Çağlayan’ın reklamında oynadığı ve genel yayın yönetmenliğini Seda Domaniç’in yaptığı Vogue Türkiye’nin ilk 562 sayfalık sayısına sahip olan koleksiyoncular ise bekledikleri sıranın dergiye değdiğinin kanıtı olmak ister gibi sevinçliydi. Doğuş Medya’nın aracılığı ile halen ülkemizde satışına devam eden dergi elit markaların sponsorluğunda dolu dolu, özenli ve kaliteli bir içerik üreticisi olmaya devam ediyor. Reklamlar da içeriğin bir parçası ve fotoğrafçılık tekniklerini incelemek için bir fırsat olduğundan dergiyi bu konuda eleştirmek yersiz olsa da, sadece ünlü oldukları için dergide yer alan sıkıcı makalelerin başrolleri ve testerların[4] eksikliği ilk derginin eksikliklerindendi.
Vogue’un Amerika’daki efsanevi editörleri olan Diana Vreeland ve satışları %40 arttıran Anna Wintour’un yansıra diğer ülkelerde de baskıları derginin misyonundan çıkmadan kendi ülkelerinin kültürlerine son derece başarılı bir şekilde harmanlayarak satış rekorları kırdıran pek çok başarılı yayın yönetmeni var. Vogue İngiltere’nin başında hala, en uzun süre editörlük yapmış ünlü gazeteci Alexandra Shulman bulunuyor, en kaliteli edisyon olduğu söylenen Vogue Italya’nın baş koltuğunda ise moda yazarı Anna Dello Russo, Vogue Fransa’da ise Emmanuelle Alt editörlük yapmaya devam ediyor.
Vogue Türkiye, kapak kızının Jessica Stam olduğu ilk sayısında 62.440 adet sattı. Hussein Chalayan[5] defilesinin ön planda olduğu dergi satışları arttırmak için “Teen Vogue” , “Men’s Vogue” gibi farklı edisyonları piyasaya sürmenin yansıra ünlü isimleri kullanmaya ve merak edilen defilelerin arka planlarını okuyuculara aktarmaya devam ediyor. Dünyada ise en çok satan baskısı ise Nisan 2014 sayılı Kim Kardashian & Kanye West çiftinin kapakta olduğu sayıydı. Ünlü çiftin kapakta olduğu sayının 500,000 baskı satarak Beyonce ve Michelle Obama’yı geçmesi ise sosyal medyanın dergi satışları üzerindeki olağanüstü etkisine örnek olarak verilebilir.
Dünya genelinde 1,231,931 abonesi olan dergi, yeni pazarı olan Arabistan’a ise 2017’de girişini yapmayı planlıyor. Mankenlerin kapağına çıkmak için birbirini neredeyse ezdiği derginin gelmiş geçmiş en ünlü kapak kızları ise Madonna, Kendall Jenner, Lady Diana Spencer, Cindy Crawford, dünyanın en çok kazanan mankeni Gisele Bundchen,  Lady Gaga ve Kim Kardashian olarak sıralanabilir.
Sadece bir basım sürecinin değil, aynı zamanda trendlerin sürekli değiştiği dünyanın en hızlı sektörlerinden biri olan dinamik moda sektörünün gelişim aşamasının gözlemlenebileceği Vogue dergisinin kuruluş amacı esinlendiği mottodan kolayca anlaşılabilir “Kadın yaratıldığı zaman, Vogue da modayı yarattı". Modanın ihtişamlı dünyasını en kapsamlı ve zarif bir şekilde yansıtmasıyla kısa zamanda “modanın incili (bible of fashion)” olarak anılmaya başlamış olan dergi 124 yıllık geçmişinde pek çok kez amacını ve misyonunu değiştirse de sunduğu tavsiyeler ve öngörüler yararlı olarak kalmaya devam etti.
Yayın hayatını devam ettirmek için teknolojik gelişmeleri takip etmek zorunda kalan her dergi gibi Vogue da basım masraflarını indirgemek ve daha geniş bir kitleye ulaşabilmek için elektronik dünyaya giriş yaptı. Dev bir dijital arşivi okuyucularına sunan Vogue, e-dergi seçeneği ile 23 farklı ülkede moda dünyasının en önemli içerik sağlayıcılarından biri olmayı sürdürüyor.


Kaynakça

Çatkın, S. (2016, Şubat 11). Modanın Kutsal Kitabı: Vogue. Moda Kariyeri: https://modakariyeri.com/vogue/ adresinden alındı






[1] 10 cent, 2016 için yaklaşık 3 dolar ediyor.
[2] Aydınlara ve aktörlere olduğu kadar iş adamlarına ve güzel kadınlara da hitap eden bir dergi olduğundan bahsediliyor.
[3] “Şeytan Marka Giyer adıyla Türk sinemalarında vizyona girmiş moda dünyasının acımasızlığını konu alan film.
[4] Tester parfümler ya da kozmetik ürünleri orjinal ürünlerin numuneleridir, genelde popüler moda dergilerinde verilen reklam sayfalarının yüzeyine yapıştırılırlar.
[5] Kıbrıs Türkü asıllı Britanyalı moda tasarımcısı

Medeni Hukuk Ders Notları/Başkent Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi

Hukukun tanımı:Kişilerle kişiler ve kişilerle devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen, maddi yaptırımlı kurallar bütünüdür.
-Hukuk hangi ilişkileri düzenlenmesine göre alt dallara ayrılır.
YAPTIRIM: Bir kurala uyulmaması halinde karşılaşılan sonuç demektir.
Maddi yaptırım: Devlet tarafından uygulanan yaptırım anlamındadır.
Hukuk türleri ikiye ayrılır. Özel Hukuk ve Kamu Hukuku.
1.Özel Hukuk: Özel kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ana hukuk dalıdır.
-Özel hukuk eşitler arasındaki ilişkileri düzenler.
-Özel hukuk dallarının düzenlendiği ilişkilerin, taraflar arasındaki bir astlık-üstlük ilişkisi yoktur. Yani “hiyerarşik” bir ilişki yoktur.
2.Kamu Hukuku: Kişilerle devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen ana hukuk dalıdır.
-Kamu hukukunun düzenlediği ilişkilerde taraflar eşit konumda değildir.
HUKUK TÜRLERİ
Özel Hukuk: Medeni Hukuk(Borçlar Hukukunun alt dalı), Borçlar Hukuku(Ayrı bir kanunda düzenleniyor olmasına rağmen borçlar hukuku medeni hukukun bir alt dalıdır), Ticaret Hukuku, Devletler Özel Hukuku
Kamu Hukuku: Ceza, Vergi, Anayasa, İdare Hukuku
HUKUKTA YAPTIRIM TÜRLERİ:
1-Kamu Hukukunda Yaptırım: Ceza
Özel Hukukta Yaptırım: Hükümsüzlük(Geçersizlik, tarafların yaptığı hukuki işlemlerin özellikle sözleşmelerin geçersizliği) Tazminat(zararın giderilmesi) eski hale getirme
Mevzu Hukuk(mevzuat): Bir ülkede yürürlükte bulunan yazılı hukuk kurallarının bütününe mevzuat denir.
Tazminat: Zarar olması gerekir, kişiye ödenir.
Para Cezası: Zarar olması gerekmez, devlete ödenir
Ceza, yaptırımın bir türüdür. Yaptırım-hükümsüzlük

Mevzuatta Yer Alan Hukuk Kuralları
1-Anayasa
2-Kanun(Yasa)-yasama organı-parlemento-tbmm
3-Tüzük(Nizamname): Kanunların uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Tüzük çıkarma yetkisi bakanlar kuruluna aittir.
4-Yönetmelik(talimatname) Kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Yönetmelik çıkarma yetkisi başbakanlık, bakanlıklar, kamu tüzel kişilerine aittir.
Ulusal anlaşmalar ve kanun hükmünde kararnamelerin mevzuatla ilişkisi nedir?
Uluslararası antlaşmaların mevzuatla ilişkisi, anayasamızın 90. Maddesi tarafından düzenlenmiştir. Usulünce onaylanıp yürürlüğe konan anlaşmalar kanunla eş değerdir. Eğer antlaşmayla kanun çelişirse milletler arası ortak kanunlara uyulur.
Kanun Hükmünde Kararnameler karar çıkarma yetkisi bakanlar kurulundadır. 2’ye ayrılır. Olağan ve olağanüstü kanun kararnamesi olarak.
Medeni Hukuk-1 ocak 2002, 4721 Türk medeni kanunu.
Medeni kanun, başlangıç hükümleriyle başlar(ilk 7 madde). Bu 7 madde bütün hukuk dallarına uygulanıcak temel ilkeleri düzenler.
Hukukun uygulaması ve kaynakları, 14. Ve 5. Madde
Hakların kazanılması, 3.madde
Hakların kullanılması, 2.madde
İspat yükü, 6,7. Madde
-Medeni hukuk,  başlanguç hükümlerinden sonra 4 kitaba(bölüm) ayrılır
-kişiler hukuku
-aile hukuku
-miras hukuku
-eşya hukuku
KİŞİLER HUKUKU-8.-117. MADDELER ARASI
8. maddeyle başlar 117. Maddeye kadar devam eder.
Kişi kavramı hukukun en önemli kavramıdır.
Kişi: Hukukta hak v borçları bulunabilen varlıklara kişi denir.
Hukukta 2 tür kişi vardır.
a.    Gerçek Kişi-insan
b.    Tüzel kişi(belediye, şirket, dernek, vakıf, devlet) en büyük tüzel kişi devlettir.
KİŞİLİK=HAK EHLİYETİ
Tüzel kişi: belediyeler, dernekler, üniversiteler, şirketler
Hak ehliyeti: bir varlığın hak ve borçları bulunma yeteneğine hak ehliyeti adı verilir.
KİŞİLİK VE HAK EHLİYETİNİN BAŞLANGICI(M.K.28)
1-    Kişiliğin Başlangıcı: Çocuğun sağ ve tam doğmasından itibaren başlar.
Tam doğum: Çocuğu ana rahminden tamamiyle ayrılarak, bağımsız bir varlık haline gelmesidir.Göbek bağının kesilip kesilmemesinin önemi yoktur.
Sağ Doğum: Bir saniye bile nefes almış olması demektir. Ölü doğmuş olmaması gerekir.

Ana rahmine düştüğü anda hak ehliyeti başlar-cenin
-Hak ehliyetinin doğumdan önceki bir tarihte olması ceninin hakkını korumaktır. Sağ ve tam doğmak koşulu ile.
-Bir ceninin, cenin iken hak ehliyetinin olup olmaması belirsizdir. Sağ ve tam doğum gerçekleşirse hak ehliyeti olur.
Kişiliğin Sona Ermesi:
1-ölüm
Hukuki olay: hukukun sonuç bağlılığı olaylar.
Ölümün hukuk düzenini bağladığı sonuçlar
1-kişiliği sona erdiriş
2-kişilik hakları sona erer.
3-mirası açılır. Mirasçılara geçer.
4-velayet, dernek üyeliği gibi birtakım haklar sona erer.
5-ceset eşya haline dönüşmez.
6-evli ise evlilik kendiliğinden sona erer.
Ölüm Olayının İspatı:
1-Bir kişinin öldüğünü ispat etme yükü, iddia edene düşer. İddia eden kişi ölümden hak çıkaran kişidir.
a-    Nüfus kütüğü: ölen bir kişinin nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülür. Kütükte herhangibir kayıt yoksa veya kayıt yanlış ise ölüm her türlü delille ispat edilebilir.
b-   Karineler: karinenin tanımı: bilinen ve mevcut olgulardan yola çıkarak bilinmeyen bir sonuca ulaşılması demektir. Adi karine ve kesin karine.
Örn: yerlerin ıslak olması: bilinen ve mevcut olgu
Yağmurun yağması: karine
ADİ KARİNE: Kanunun aksinin ispatına izin verdiği karinelere adi karine adı verilir. Karinenin aksinin ispat edilmsine karinenin çürütülmesi adı verilir. Adi karineler aksi ispat edilinceye kadar doğru kabul edilir. Karinenin aksini iddia eden ispat yükü altındadır.
KESİN KARİNE: Kanunun aksini ispatına izin vermediği karinelerdir. Örnek: Çocuğu doğuran kadın anadır karinesi.
Ölüm karines: Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren bir durum içinde kaybolursa, cesedini bulunamamış olsa dahi ölmüş sayılır.
Ölüm Karinesi Nasıl Uygulanır
Kime başvurulur: en büyük mülki amir-vali
Ne düzenlenir-ölüm tutanağı
Ölümün bütün sonuçları ölüm karinesi uygulanan kişi için doğar.
Birlikte Ölüm Karines: Birden fazla kişinin ölümü halinde bunların hangi anda öldüğü tespit edilemez  ve bunlar aynı anda ölmüş kabul edilir.
2-GAİPLİK, KAYIPLIK: gaibin hakları ölümü ispatlanmış gibi kullanır.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma-ölümüne kesin gözle bakılan kaybolma
Uzun süreden beri haber alınamamış
Şartları:
a-süre: eğer ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa, kaybolma tarihinden bir yıl sonra,
eğer tehlikeli bir durum yoksa, en son haber alınan tarihten 5 yıl sonra,
b-talep(istem) -kim isteyecek, nerden istenecek
kim talep edecek: bu ölümden hak çıkaracak olanlar. Hakları bu ölüm bağlı olanlar.
Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru gereklidir. Medeni Sulh Hukuk M.: Kaybolanın en son görüldüğü yer.
-Ortadan kaybolan işinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa nüfusa kayıtlı olduğu yer. Türkiye’de nüfusunda kayıtlı değilse anasının veya babasının nüfusa kayıtlı olduğu yer.
Mahkeme kararı: mahkeme karar vermeden en az iki defa ilan yapılmalıdır.
GAİPLİĞİN SONUÇLARI: Kural olara ölümün bütün sonuçları gaip hakkında doğar. İstisnalar;
Bir kişi gaip olsa bile evliliği kendiliğinden sona ermez.
Evliliğin sona ermesi için ayrıca evliliğin feshine de karar verilmesi gerekir.
Eş adiliğin feshine gaiplikle birlikte isteyebileceği gibi gaiplik kararı verildikten sonra açacağı ayrı bir dava ile de isteyebilir.
2-Gaibin mirası mirasçılarına verilir. Mirasçılar teminat göstermek zorundadır. Ne olursa teminat serbest kalır. Teminat sürelerinin dolması: Kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa teminat süresi 5 yıldır. Kişiden uzun süre haber alınamadıysa teminat süresi 15 yıldır.
Gaibin 100 yaşını doldurması: teminat süreleri dolmamş olsa bile 100 yaşını doldurursa teminatlar serbest kalır. Gaip teminatlar ortadan kalktıktan sonra çıkıp gelse bile malını mülkünü geri isteyebilir.
Teminatlar ortadan kalktıktan sonra mirasçıların ne kadar geri vereceği iyi niyetli olup olmamalarına göre belirlenir.
İyi niyet: gerçek durumu bilmeme ve üzerine düşen özeni gösterse bile öğrenecek durumda olmama demektir.




2-    Erginlik(rüşd): Belirli bir olgunluk çağına ulaşmaktır.Mdeni Kanunda iki tür erginlik vardır.
Normal erginlik: 18 yaşın dolmasıyla elde edilir.
-ergin olmayana çocuk değil, küçük adı verilir.
Erken erginlik: evlenme: MK’da olağan evlenme yaşı hemkadın hem erkek için 17 yaşını doldurmasıdır. 17 yaşını dolduran bir kadın ve bir erkek yasal temsilcisi-veli ya da vasi- izni alarak evlenebilir.
Erken evlenme: Hem kadın hem erkek için 16 yaşın doldurulması. 16 yaşın doldurulması halinde ve önemli bir sebebin varlığın halinde aile mahkemesi izni gerekir. Evlilik sona rse bile erken erginlik devam eder.
2-Ergin Kılınma: Bir küçüğün sulh hukuk mahkemesi kararıyla ergin hale getirilmesidir. Şartları: Küçüğün 15 yaşını doldurmuş olması, küçüğün menfaatinin bulunması, ergin kılınma isteminin bizzat küçük tarafından ileri sürülmüş olması, küçük velayet altında ise velisinin izni. Küçük vesayet altında ise vesayet dairelerinin izni.
-Erken erginlik demek kişinin yaşının büyümesi demek değildir. Kişi erken ergin olarak fiil ehliyeti kazanır. Fakat fiil ehliyeti olsa bile, kanunda yaş sınırı aranan işlemleri bu yaşı doldurmadan yapamaz.
Velayet-vesayet: yaşı küçük olanlar kural olarak velayet altındadır. Ve başında veli adı verilen yasal temsilci bulunur. Velayet ergin olana kadar devam eder. Veli:yasal temsilci
Velayet hakkı türk hukukunda sadece anaya, babaya ve evlat edinene tanınmıştır.
Vesayet hakkı: velayet altına alan ve vasi atayan mahkemedir.
Olumsuz şart
Kısıtlı olmamak
Kanunda öngörülen sebeplerden birinin ortaya çıkması üzerine ergin bir kişinin fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınıflandırılmasıdır.
Kısıtlama kararı kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamı-sulh hukuk mahkemesi- tarafından verilir.
-Kısıtlanan kişi ya velayet ya da vesayet altındadır.
KISITLAMA SEBEPLERİ:
1-Akıl hastalığı, akıl zayıflığı
2-    Alkol ya da uyuşturucu madde bağımlılığı
3-    Savurganlık: Sürekli olarak aşırı miktarda para harcama.
4-    Mal varlığını kötü yönetmek
5-    5- Bir yıl va daha uzun süre hürriyetle bağlayıcı cezaya mahkum olma.
6-    Kötü yaşama tarzı: toplumda yerleşik genel ahlak anlayışıyla bir hayat tarzı sürmedir.
7-    Kişinin kendisinin istekte bulunması.
Durumlar: yaşlılık, ağır hastalık, sakatlık, tecrübesizlik.
-Kısıtlama kararını mahkeme ilan eder. Yerleşim yeri ve nüfusa kayıtlı olduğu yer.


Kendi başlarına yapabilecekleri işlemler:
A. Karşılıksız kazanmalar: kendilerini hiçbir yükümlülük almadan yaptıkları işlemler. Bağışlamaları kabul, alacakları için rehin, kefalet sözleşmesi yapabilirler. İbra dilen sıfatıyla ibra sözleşmesi yapabilirler.
SINIRLI EHLİYETSİZ NASIL BORÇ ALTINA GİREBİLİR
Miras yoluyla borçlu kalabilir.
Yasal temsilcisinin onayı ile bir sözleşme yapıp borçlanabilir.
Kısıtlı olmadan önceki borçları geçerli olabilir.
B. Meslek ya da sanatla uğraşmak: Sınırlı ehliyetlinin meslek ya da sanatla uğraşmasına yasal temsilci izin verebilir, izin verilmiş ise meslek veya sanatın gerektirdiği işlemleri kendisini borç altına soksa bile yasal temsilcisine sormadan yapabilir. Devam eden kazançları üzerinden diledikleri gibi tasarruf edebilirler. Çalışarak kazandıkları malları yönetebilirler.
C. Serbest mallar ile ilgili işlemler: Serbest mal; yönetimi ve tasarrufu sınırlı ehliyetsizin kendilerine bırakılmış mallardır.
Bir malın sınırlı ehliyetsize ait olması onun serbest mal olması anlamına gelmez.
D. Sınırlı ehliyetsizler vasiyetname yapma-15 yaşın dolması şartıyla- manevi tazminat davası açma, kişiliğin korunmasını isteme, boşanma davası açma, nişanı bozma gibi bazı kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları yasal temsilcilere sormadan kullanabilir. Bazı kişiye sıkı sıkı bağlı hakların kullanılması için yasal temsilcinin rızası gerekir. Nişanlanma, evlenme, ergin kılınma adın değiştirilmesi




Kişiye sıkı sıkı bağlı hak: bizzat hakkın sahibi tarafından kullanılması zorunlu olan temsilci aracılığı ile kullanılamayan haklardır.
e-Üçüncü kişilerin temsilcisi olarak işlem yapabilirler
3-Hiç yapamayacakları işlemler-yasal işlemler-
Eğer yasak işlemlerden birisi yapılırsa bu işlem geçersiz sayılır. Bu geçersizliğin türü butlan yani kesin geçersizdir.
Butlan: İşlem hiçbir sonuç doğurmuyor, sonradan geçerli hale gelemez.
Hangi işlemleri yapamazlar?
Kefil olmak, vakıf kurmak, rekabet yasağı sözleşmesi yapmak, önemli bağışlamada bulunmak.
Haksız fiil ehliyeti: Sınırlı ehliyetsizlerin, haksız fiillerden sorumlu olmak ehliyeti vardır. 3. Kişiye hukuka aykırı ve kusurlu bir şekilde zarar verirlerse bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
TAM EHLİYETSİZLER: Ayırt etme gücüne sahip olan herkes tam ehliyetsizdir. Bunların kaç yaşında olduğunun bir önemi yoktur, bunların kısıtlı olup olmamasının bir önemi yoktur.
Hukuki İşlem Ehliyeti: Tam ehliyetsizlerin hukuki işlem ehliyeti yoktur. Bunları yaptıkları sözleşmeler kendi lehlerine olsa bile, kesin geçersizdir. Yani butlan yaptırımına tabidir.
-Karşı tarafın iyi niyetli olmasının bir önemi yoktur.
-Tam ehliyetsizlerin haksız fiillerden sorumlu olma ehliyeti de yoktur.
-3. Kişiye hukuka aykırı zarar verseler bile tazminat yükümlülükleri yoktur.. İstisna: kusursuz sorumluluk halleri
Örnek: hakkaniyet sorumluluğu: hakkaniyet gerektiriyor ise verdiği zarardan sorumlu tutulabilir.
HISIMLIK: Kan veya işlemsel bir bağ dolayısıyla gerçek kişiler arasında ortaya çıkan yakınlık ilişkisidir. Hısımlığın 3 türü vardır.
Kan-üst ve alt soy-, kayın, yapay.
Kan hısımlığı kan dolayısıyla ortaya çıkan hısımlıktır. Kan ortaklığı;
1-Üst soy, alt soy kan hısımlığı: birbirinden üreyen kişiler arasındaki hısımlıktır. Diğer ismi düz çizgi hısımlığıdır. Hemyukarı hem aşağı doğru sınırsızdır.
2-Yan soy kan hısımlığı: birbirinden üreyen kişiler değil ortak bir aileden gelenler arasındaki hısımlıktır.
HISIMLIKTAN DERECE: Bir kişinin kaçıncı dereceden hışmınız olduğunu bulmak için kendinizden yola çıkınız ve o kişiye ulaşıcaya kadar aranızdaki yatay olmayan çizgileri sayarsınız. Her bir yatay olmayan çizgi bir doğumu gösterir.
Kayın Hısımlığı: Evlenme dolayısıyla kurulur, eşlerinden biri ile diğer eşin kan hısımları arasında kurulur, eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları aynı tür v aynı dereceden kayın hışmı olur.
*Evlilik sona erse bile önceden kurulmuş kayın hısımlıkları devam eder.
Yapay Hısımlık: Evlat edinme ilişkisiyle kurulur. Yapay hışımlık sadece evlat edinenle evlat arasında kurulur. Ne evlat edinen evladın hısımlarına hısım olur ne de evlatlık edinenin hısımlarıyla hısım olur. Evlat edinme ilişkisi ortadan kalkarsa yapay hışımlı sona erer. Evlat edinme aile mahkemesi kararıyla olur. Ortadan kalkması da yine aile mahkemesi kararına bağlıdır. Kan ve kayın hısımlığı kalıcıdır. Yapay hışımlık kalıcı değildir.
HISIMLIĞIN SONUÇLARI:
1-Mirasçilık: kan hısımları miras bırakana mirasçı olur.
2-Hakimlik ve tanıklığa etkisi olur.
3-    Evlenme Engelleri-mk129
a..Kan Hısımlığına bağlı evlenme engeli, bir üst soy altsoy iken hısımları birbirleriyle evlenemez. Derecenin önemi yoktur.
b.Dördüncü dereceye kadar evlenme engeli: dördüncü dereceye kadar kan hısımları birbiriyle evlenemez.
c. kayın hısımlığına bağlı evlenme engeli: eski eşlerden biri ile diğerinin üst ve al soyu birbiriyle evlenemez. Eski eşlerden biri diğerinin yan soyu ile evlenebilir.
d. yapay hısımlığa bağlı evlenme engeli: evlat edinen ile evlatlık evlenemez. Evlat edinen ile evlatlıktan biri diğerinin alt soyu eski eşi de evlenemez. Evlat edinen ile evlatlıktan biri ile diğeriin üst ve alt soyu evlenebilir.

Dışa karşı koruma: üçüncü kişilerden, dışarıdan gelen saldırılara karşı korunması demektir. Kişilik haklarını aşağıdaki davalar ile koruyabilir.
Davalar:
1-Saldırıların meni-durdurma
2-Önleme-Kişilik haklarına henüz başlamamış olmakla beraber birtakımemarelerden yakın zamanda başladığı anlaşılan bir saldıı var ise onnu önlemek için açılan davadır.
3. tespit: kişilik haklarına saldırı başlamış ve sona ermiş fakat etkileri hala devam ediyor ise açılması gereken dava tespit davasıdır. Bu davadan mahkeme kişilik hakkına hukuka aykırı bir saldırının varlığını tespit eder. Sonuçları: Mahkemenin verdiği kaarı başka bir davada mesela tazminat davasında delil olarak kullanılır. 3 dava için de geçerlidir, hakimden verilen kararın üçüncü kişilere bildirilmesi duyurulması, ilan edilmesi talep edilebilir.
4.Tazminat: Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi bu saldırı nedeniyle bir zarara uğramışsa tazminat davası açabilir. Eğer zarar kişinin mal varlığında meydana gelmişse açılacak dava maddi tazminat davasıdır. Zarar kişinin ruh dünyasında iç dünyasında meydana gelmişse manevi tazminat davası açılır.
Manevi tazminat davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu nedenle mirasçılara geçmez. Başka bir kişiye devredemez. Zarar gören kişi kendisi dava açmalıdır.
5.Vekaletsiz iş görmek: kişilik hakkına saldırıda bulunan saldırı nedeniyle bir kazanç elde etmiş ise o kazancın alınması için açılan davadır.
-Bu davaların açılması için kişilik hakkına yapılan saldırının hukuka aykırı bir saldırı olması gerekir. Öyle bazı haller vardır ki bu haller saldırının hukuka aykırılığını ortadan kaldırır.
Bu hallere hukuka uygunluk sebepleri adı verilir.
Hukuka Uygunluk sebepleri: Hukuka uygunluk sebeplerinin bir kısmı borçlar kanunda, bir kısmı da medeni kanunda düzenlenir. Medeni Kanunda Düzenlenenler.
1*rıza:kişilik hakları saldırıya uğrayan kşnin saldırıdanönce verdiği gerçerlibirrızasaldırıyı hukuka uygun hale getiir. Ameliyatlar ve spor karşıllamaları
2*Üstünnitelikte özel yarar: Bilinci kapalı yaralının ameliyet edilmesi
*3*Üstünnitelikte kamusalyarar:köyün birindebulaşıcı birhastalık ortaya çııyor. Sağlık bajanlığıda köyü karantina alltına alıp köylülere zorla aşı yaptırıyor.
4.Kanunun verdiği yetkinin kullanılması: kişilik hakkınasaldırı kanunun verdiği bir yetkinin kullanılması sırasında gerçekleşiyor. İse salduru hukuka aykırı değildir. Polisin bir kişiyi zorla tutuklaması bir çatışmada silahla bir başkasının kişilik hakkına saldırdıra bulunulması  vs…
MİRAS HUKUKU: Ölen veya ölene eş değer bir olayla karşılaşan para ile ölçülebilen mal varlığı değerinin kime ne şekilde heçeceğini düzenleyen medeni hukuk altdalıdır.
Miras bırakan-muris:daimabir gerçek kişidiri. Tüzek kişiler miras bırakan olmazlar
Mirasçı:varis-mirasçı hem gerçek kişi hem tüzel kişi olabiir.
Tereke: bir kişinin mal varlığı öldüğü anda tereke adını alır. Mirasçılara gelen mal varlığı.
YASAL MİRASÇILAR
4 tane yasal mirasçı vardır. Kan hısımları, sağ kalan eş, evlatlık, devlet.
1-kan hısımları: miras bırakanın bütün kan hısımları yasal mirasçı değildir. Hangi kan hısımlarının yasal mirasçı olduğu, adına zümre sistemi adı verilen bir sisteme göre belirlenir.
-Zümre belirli kan hısımlarının biraraya gelerek oluşturduğu topluluğa verilen addır. Buna göre ilk 3 zümrede yer alan kan hısımları yasal mirasçı olur. 4 ve daha ileri zümrede yer alan kan hısımları olmasına rağmen miasçı değildir.
1. zümre: miras bırakanın alt soy hısımlarından oluşur.
Zümre sistemine hakim olan prensipler: bu prensipler tüm zirvelere uygulanır.
1-eşit paylaşım: zümre içinde miras bırakana aynı yakınlıkta olan mirasçılar mirastan eşit pay alır.
2-yakıınlık:zimre içinde miras bırakandan daha önce ölen bir mirasçı var ise onun yerine onun alt soyu geçer.
4-yatay şişme: miras bırakanın 2. Oğllundan biri miras bıakandan önce öldüyse bütün mieas geçer.
5-dışlama: mias önceki zümre sonraki zümreyi mirastan dışlar.
2. zümre: miras bırakanın anne babası ve onların altsoyu
3. zümre: büyük analar, büyük babalar ve alt soyları

2-)sağ kalan eş: sağ kalan eşin miras payı sabit değildir. Eşin miras payı birleştiği zümreye göre yani hangi kan hısımlarıile birliktemirasçı olduğuna göre değişir.
a-eşin 1. Zümre ile birleşmes: eş mirasın bir bölü dördünü alır. Üç bölü dördü 1. Zümre yani altsoyla paylaşır.
c.     Eş 2. Zümre ile birleşirse, yarısını alır. Kalan yarısının 2. Zümre paylaşır.
d.    Eşin 3. Zümre ile birleşmesi: eşmirasın üç bölü dördünü alır kalan çeyreği 3. Zümre paylaşır.
e.    Eş hayatta ve ilk 3 zümrede kimse yoksa eş mirasın tamamını alır.
Özel Durum: Eş varken kuzene miras gitmez. Eş varken miras en fazla dayı, teyze, amca, halaya kadar iner. 3. Derece. Kuzene düşmesi gereken mirasın yukarıda kimse yoksa eşe kalır.
Evlatlık
1-
2- vlatlık vlat edinenen 1. Zümre gibi mirasçı olur
4-    Evlatlık altsoy bırakmadan ölse bile evlat edinen evlatlıktan miras alamaz.
5-    Biliniyorsa evlatlığın kan hısımlarıyla olan mirasçılığı devam eder.
6-    Evlatlık evlat edinenin kan hısımlarından halefiyet yoluyla miras alamaz.


Devlet: miras bırakanın hiçbir yasal ve atanmış mirasçısı yoksa son yasal mirasçı devlettir. Miras bırakanın hiçbir mirasçısı olmadığı anlaşılırsa, sulh hukuk mahkemesi bir ay arayla iki ilan yapar. Son ilandan itibaren bir yıl içinde hiç kimse çıkıp hak iddia etmezse miras devlete kalır.
Saklı Paylı Mirasçılar ve Saklı Pay Oranı
-Miras bırakanın bütün yasal mirasçıları saklı paylı değildir.
Ysal mirasçıların sadece kanunun belirttikleri saklı pay mirasçılarıdır.
1-    Miras bırakanın alt soyu: alt soyun saklı payı miras payının yarısıdır.
2-    Miras bırakanın ana ve babası, çeyrek. Büyük ana ve babalar kardeşler miras payı olmasına rağmen saklı paylı mirasçı değildir. Eğer bunlaramiras kalırsa istese bunlara kalan miras payını başkasına bırakabilir.
3-    Sağ kalan eşin saklı payı, birinci durum eşin bir ya da ikinci zümreyle birleşmesi, saklı pay miras payına eşit. Bir bölü dört iki bölü dört. İkinci durum eşin 3. Zümreyle birleşmesi ve tek mirasçı olması yani saklı pay miras payının üç bölü dördüdür.
Ölüme Bağlı tasarruflar
Sonuçlarını miras bırakanın ölümünden sonra doğuran hukuki işlemlerdir. Şekli ve maddi anlamda ölüme bağlı tasarruf.
MADDİ ANLAMDA ÖBT: Miras bırakanın son aracıdır. Yani ölümünden sonra yerine getirilmesini istediği dilekleridri. Miras bırakanın arzuları sınırsız sayıda olabilir. Mirasçı atama, belli mal bırakma, bir mirasçısını mirasçılıktan çıkarma, mirasın nasıl paylaştırılacağına ilişkin istekte bulunma, ölümünden sonra belirli mallarıyla bir vakıf kurulması, evlilik birliği dışında çocuğu tanıma, öldüten sonra köpeği ne bakılması, belirli bir yer eögmülmek…
Şekli anlamda öbt: son arzuların hukuken bağlayıcı bir şekilde dış dünyaya açıklanması için kullanılan şekilleme araçlarına şekli anlamda öbt denir. Vasiyetname, miras sözleşmesi.
-Vasiyetname tek taraflı bir hukuki işlemdir. 15 yaşını dolduran ayırt etme gücüne sahip herkes geçerli bir vasiyetname yapabilir vasiyetname yapma hakı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır, temsilci aracılığı ile kullanılamaz.
Vasiyetname türleri; yazılı, resmi, sözlü vasiyetname.

El yazılı vasiyetnamede okuma yazma bilse bile fiziksel bir özür yüzünden imza atamayanlar vasiyetnmae yapamazlar. Miras bırakan yaptığı el yazılı vasiyetnamey notere sulh hukuk hakimine veya konsolos gibi ytki vrilmiş bir memura bırakmak zorunda değildir. Kendi de saklayabilir.