MODANIN
İNCİLİ: VOGUE
“Ve
Vogue Modayı Yarattı”
İlk sayısı 17 Aralık 1892’de
Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanan, başlarda Arthur Baldwin Turnere
tarafından kurulduğunda haftalık dergi olması planlanan Vogue’un şu anda
Amerika’da 11, dünya çapında 12,5 milyon okuyucusu bulunuyor. Fiyatı o zamanlar
10 cent[1] olan derginin kuruluş
amacı “hayatın törensel yanı” ile ilgili “attracts the sage as well as
debutante, men of affairs as well as the belle“[2] hedef kitlesi
doğrultusunda, yani ayrıcalıklı tabakayı oluşturan her iki cinsiyetin
mensuplarının da ilgisini çekecek makaleler üretmekti. Şimdi gelmiş geçmiş en
ünlü ve moda dünyasında sözü geçen yayın yönetmeni olan Anna Wintour’un da
inkar edilemez katkılarıyla daha spesifik bir rotayı seçerek moda üzerine
yoğunlaşmış, çoğunlukla kadınlara hitap eden aylık basılan bir dergiye dönmüş
durumda.
Sadece trend
değişimlerine uyum sağlamakla yetinmeyen Vogue 124 yıllık geçmişindeki
başarılarını sürekli daha iyisini üretmeye çabalamasına ve sektördeki trendsetter
pozisyonuna borçlu. Dergi iddialı sloganını olan “Ve Tanrı modayı yarattı.” cümlesinin
ilhamını İncil’deki meşhur “Ve Tanrı dünyayı yarattı.” ayetinden alıyor.
Üst sınıfa hitap etmeyi
amaç edinen bir dergi olsa da gerek verilen bilgilerin konularının gittikçe
genişlemesiyle gerek üst sınıfa hitap eden her şeyin zaman geçtikçe alt
sınıflara da inmesi kuralı buyurunca artık tüm dünya tarafından bilinen ve
takip edilen bir yayın haline geldi. Teknolojik gelişmeler sayesinde ise
Vogue’un gelmiş geçmiş en büyük dijital arşivlerinden birine sahip olduğuna
kanıt olan veri tabanına erişim sağlanarak bir asrı aşkın süredir derginin
nasıl bir evrim geçirdiği gözlemlenebilir.
Reklamlara yer verilen
sayfaların fazlalığı, yorumların kalitesizliği ve içeriğin kıtlığı yüzünden son
zamanlara eleştirilse de, Vogue hala moda dünyasının en çok okunan yayınları
arasında. Bunun sebebi ise tekelleşmeden ziyade, derginin okuyucularla arasında
duygusal bir bağ kurarak bünyelerde alışkanlık etkisi yaratması olarak gösterilebilir.
Condé Montrose Nast
tarafından kurulan ve bünyesinde 18 dergiyi daha bulunduran Condé Nast
şirketinin 1909’da Vogue’u almasıyla
derginin basılan sayfa sayısı 100’e çıkarak 70 sayfa arttı, hem
erkeklere hem kadınlara hitap eden dergi aynı zamanda kaliteyi arttırıp içeriği
belirginleştirmek ve özelleştirmek için yalnızca kadınlara yönelik makale
üretmeye başladı. Konu başlığı olmaksızın yayınlanacak kadar güçlenen derginin
bir sonraki aşaması ise küreselleşmekti. 1912 yılında Amerikan Vogue ilk kez
İngiltere’ye satılmaya, 1916 yılında ise Vogue İngiltere adıyla başka bir
ülkede ilk kez basılmaya başlandı. 1920’de Vogue Fransa, kapağında tenis
oynayan iki kadının illüstrasyonuna yer verilerek basıldı ve böylelikle modanın
başkenti yeni kutsal kitabına kavuşmuş oldu.
Moda fotoğrafçılığında,
modele değil üzerindeki giysiye odaklanmayı başlatarak netliğin olmadığı bir
fotoğraf karesini kitlelere duyurarak büyük bir devrimin temellerini attı. Bu
fotoğraf karesini çeken Baron Adolphe de Meyer ise uzun zaman sofistikeliğin
simgesi olan fotoğrafları çekmesi için başvurulan kişi oldu.
Teknolojik gelişmeleri en
başından beri bünyesinde hızla uygulayarak ilerleyen dergi 1932 yılında ilk
defa illüstrasyon yerine renkli kapak fotoğraflarıyla basılmaya başlandı.
Edward Steichen elinden çıkan bu aktif yaşamı temsil eden fotoğraf dergi
tarihinde bir dönüm noktasıydı.
Dünyanın en çok okunan
dedikodu köşelerinden birini yazan efsanevi stil ikonu Diana Vreeland’ın Vogue
Amerika’nın başına geçmesiyle dergi sadece sosyete arasında değil tüm dünyada
sözü geçen baskın bir dergi haline geldi. Moda tarihinin en ünlü
fotoğrafçılarından Richard Avedon, dünyanın en güçlü ve dominant karakterli
kadınlarından biri olan yayın yönetmeni Anna Wintour ise derginin bugünkü
şöhretine ulaşmasını sağlayan en önemli insanlar arasında yer alıyor. Derginin
düşmeye başlayan satışlarını patlatan ünlü Anna Wintour cümlesi ise yayıncılık
dünyasında geniş kitlelere ulaşmanın sırrını özetler nitelikte “Ben Vogue’un
hızlı, kesin ve seksi olmasını istiyorum. Ultra zenginler ya da sosyete benim
ilgimi çekmiyor. Okurlarımızın kendi parasını kazanan enerjik ve ilgili
kadınlar olmasını istiyorum.” (Çatkın, 2016) Derginin ünlü
insanları çekimlerde kullanmama geleneğini çiğneyerek Madonna’yı kapağa
taşıyarak, satışları beklenenin aksine arttırdı.
Derginın gelmiş geçmiş en
kalın yayını ise 832 sayfalık 2004 Eylül sayısı idi. Anna Wintour’un asırlık
dergiyi geçmişine sadık kalarak mükemmel bir evrime uğratması ise yayın
dünyasındaki acımasız bir rekabet sürecinden geçiyordu. Hakkında pek çok
belgesel ve film çeken bu dünya hakkında en bilinen eserlerden biri 2003
yılında Anna Wintour’un eski yardımcısı tarafından yayınlanan The Devil Wears
Prada[3] kitabı idi. 2006 yılında
vizyona giren filmin aslında gerçeklik payı içermediğini ve ofislerin
gösterildiği gibi süslü ve büyüleyici yerler olmadığı ise “The September Issue”
belgeselinde moda dünyasının takipçileri ile paylaşıldı.
Türkiye’ye ilk kez 24
Şubat 2010’da moda sevenlerle buluşan dergi, İstinye Park’taki standın önünde
kuyruk oluşturarak giriş yaptı. Hüseyin Çağlayan’ın reklamında oynadığı ve genel
yayın yönetmenliğini Seda Domaniç’in yaptığı Vogue Türkiye’nin ilk 562 sayfalık
sayısına sahip olan koleksiyoncular ise bekledikleri sıranın dergiye değdiğinin
kanıtı olmak ister gibi sevinçliydi. Doğuş Medya’nın aracılığı ile halen
ülkemizde satışına devam eden dergi elit markaların sponsorluğunda dolu dolu,
özenli ve kaliteli bir içerik üreticisi olmaya devam ediyor. Reklamlar da
içeriğin bir parçası ve fotoğrafçılık tekniklerini incelemek için bir fırsat
olduğundan dergiyi bu konuda eleştirmek yersiz olsa da, sadece ünlü oldukları
için dergide yer alan sıkıcı makalelerin başrolleri ve testerların[4] eksikliği ilk derginin eksikliklerindendi.
Vogue’un Amerika’daki
efsanevi editörleri olan Diana Vreeland ve satışları %40 arttıran Anna
Wintour’un yansıra diğer ülkelerde de baskıları derginin misyonundan çıkmadan
kendi ülkelerinin kültürlerine son derece başarılı bir şekilde harmanlayarak
satış rekorları kırdıran pek çok başarılı yayın yönetmeni var. Vogue
İngiltere’nin başında hala, en uzun süre editörlük yapmış ünlü gazeteci
Alexandra Shulman bulunuyor, en kaliteli edisyon olduğu söylenen Vogue Italya’nın
baş koltuğunda ise moda yazarı Anna Dello Russo, Vogue Fransa’da ise Emmanuelle
Alt editörlük yapmaya devam ediyor.
Vogue Türkiye, kapak
kızının Jessica Stam olduğu ilk sayısında 62.440 adet sattı. Hussein Chalayan[5] defilesinin ön planda
olduğu dergi satışları arttırmak için “Teen Vogue” , “Men’s Vogue” gibi farklı
edisyonları piyasaya sürmenin yansıra ünlü isimleri kullanmaya ve merak edilen
defilelerin arka planlarını okuyuculara aktarmaya devam ediyor. Dünyada ise en
çok satan baskısı ise Nisan 2014 sayılı Kim Kardashian & Kanye West
çiftinin kapakta olduğu sayıydı. Ünlü çiftin kapakta olduğu sayının 500,000
baskı satarak Beyonce ve Michelle Obama’yı geçmesi ise sosyal medyanın dergi
satışları üzerindeki olağanüstü etkisine örnek olarak verilebilir.
Dünya genelinde 1,231,931
abonesi olan dergi, yeni pazarı olan Arabistan’a ise 2017’de girişini yapmayı
planlıyor. Mankenlerin kapağına çıkmak için birbirini neredeyse ezdiği derginin
gelmiş geçmiş en ünlü kapak kızları ise Madonna, Kendall Jenner, Lady Diana
Spencer, Cindy Crawford, dünyanın en çok kazanan mankeni Gisele Bundchen, Lady Gaga ve Kim Kardashian olarak
sıralanabilir.
Sadece bir basım
sürecinin değil, aynı zamanda trendlerin sürekli değiştiği dünyanın en hızlı
sektörlerinden biri olan dinamik moda sektörünün gelişim aşamasının gözlemlenebileceği
Vogue dergisinin kuruluş amacı esinlendiği mottodan kolayca anlaşılabilir “Kadın
yaratıldığı zaman, Vogue da modayı yarattı". Modanın ihtişamlı dünyasını
en kapsamlı ve zarif bir şekilde yansıtmasıyla kısa zamanda “modanın incili (bible
of fashion)” olarak anılmaya başlamış olan dergi 124 yıllık geçmişinde pek çok
kez amacını ve misyonunu değiştirse de sunduğu tavsiyeler ve öngörüler yararlı
olarak kalmaya devam etti.
Yayın hayatını devam
ettirmek için teknolojik gelişmeleri takip etmek zorunda kalan her dergi gibi
Vogue da basım masraflarını indirgemek ve daha geniş bir kitleye ulaşabilmek
için elektronik dünyaya giriş yaptı. Dev bir dijital arşivi okuyucularına sunan
Vogue, e-dergi seçeneği ile 23 farklı ülkede moda dünyasının en önemli içerik
sağlayıcılarından biri olmayı sürdürüyor.
Kaynakça
Çatkın, S.
(2016, Şubat 11). Modanın Kutsal Kitabı: Vogue. Moda Kariyeri:
https://modakariyeri.com/vogue/ adresinden alındı
[1] 10 cent,
2016 için yaklaşık 3 dolar ediyor.
[2]
Aydınlara ve aktörlere olduğu kadar iş adamlarına ve güzel kadınlara da hitap
eden bir dergi olduğundan bahsediliyor.
[3] “Şeytan
Marka Giyer adıyla Türk sinemalarında vizyona girmiş moda dünyasının
acımasızlığını konu alan film.
[4] Tester
parfümler ya da kozmetik ürünleri orjinal ürünlerin numuneleridir, genelde
popüler moda dergilerinde verilen reklam sayfalarının yüzeyine yapıştırılırlar.
[5] Kıbrıs
Türkü asıllı Britanyalı moda tasarımcısı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder